Bakan Bilgin: “Sendikal örgütlenmenin önünü açacak bir dizi uygulama hazırladık”

Bakan Bilgin: “Sendikal örgütlenmenin önünü açacak bir dizi uygulama hazırladık”

ANKARA – Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin, “Sendikal örgütlenmenin önünü açacak bir dizi uygulama hazırladık. Bunların içerisinde kapsamlı bir yasa çalışması da var. Bu çalışma da Meclise intikali ile hayata geçecek” dedi.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin, HAK-İŞ’in 15′,nci Olağan Genel Kurulu Toplantısı’nda açıklamalarda bulundu. Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleşen kurulda Bakan Bilgin, 2 yıllık görev süresi boyunca emekçilerle ilgili birçok sorunun çözüldüğünü ve çözülmeyi bekleyen sorunların da TBMM açıldığında çözülmeye hazır olacağını dile getirdi.

“Bugüne kadar gerçekleştirilen en yüksek düzeydeki sözleşmeyi imzalamış olmaktan dolayı bahtiyarım”

Genel kurul çerçevesinde konuşan Bakan Bilgin, “Biliyorsunuz ki daha imzamız kurumadan Kamu işçileri toplu iş sözleşmemizi gerçekleştirdik. Burada Sayın Cumhurbaşkanımızın doğrudan katkısıyla Türkiye’deki kamu çalışanları açısından bugüne kadar gerçekleştirilen en yüksek düzeydeki sözleşmeyi imzalamış olmaktan dolayı bahtiyar olduğumu söylemek istiyorum” ifadelerini kulandı.

“Asgari ücretin vergi dışı bırakılması, Türkiye’nin asgari ücret müessesesini kurduğundan beri gerçekleştirilen en büyük reformdur”

Yaklaşık 2 yıllık görev süresi boyunca çalışanlarımızla ve emekçilerimizle ilgili birçok sorunun çözümüne katkı sağlamaya çalıştıklarını dile getiren Bakan Bilgin, “Bu düzenlemeler içerisinde benim açımdan da tarihsel olan bir düzenleme var o da asgari ücretin vergi dışı bırakılmasıdır. Bu düzenleme diğer yaptığımız düzenlemelerin tümünden daha önemlidir. Ücretleri yarın daha da arttırabiliriz ama asgari ücretin vergi dışı bırakılması sadece onunla da yetinmeyip asgari ücret tutarındaki tüm ücretlerin vergi dışında bırakılması yapısal bir değişimdir. Bu Türkiye Cumhuriyeti’nin asgari ücret müessesesini kurduğundan beri gerçekleştirilen en büyük reformdur. Bunu başarmak bizim için gurur verici olmuştur. Türk Devletinin Devlet Başkanı Sayın Cumhurbaşkanımız bu karara imza attığı zaman Türk Devleti yaklaşık 90 milyar civarında bir gelirden vazgeçmiş, bunu gelirine katkı olması adına emekçilerine bırakmıştır” değerlendirmesinde bulundu.

“Yaptığımız düzenlemeyle geçici işçilere kendi çalıştığı işyerlerinde 12 ay çalışma ve norm kadrolara atama imkanı getirdik”

Bakan Bilgin, birçok düzenlemeyi hayata geçirmelerine rağmen yürürlüğe sokamadıkları düzenlemelerin de olduğunu sözlerine ekleyerek şu ifadeleri kullandı:

“Söz verip de yapamadığımız dosyalardan biri taşeron işçilerinin sorunu dosyasıdır. Taşeron işçilerin dosyasını da eğer Kahramanmaraş merkezli depremlerden dolayı 2 aylık zaman kaybı ve seçimlerden dolayı meclisin kapanmasıyla dosyayı meclise intikal ettiremedik. Meclise en son intikal ettirdiğimiz dosya geçici işçiler meselesiydi. Onu da Mecliste büyük ölçüde çözme imkanı bulduk. Yaptığımız düzenlemeyle geçici işçilere kendi çalıştığı işyerlerinde 12 ay çalışma imkanı getirdik. Ayrıca norm kadrolara atama imkanı getirdik. Bunu yazılı olarak getirdik. Bazı genel müdürler kendilerine göre mevzuatlarına dayanarak bunu aşmaya çalışıyorlar fakat bunun için bir açık kapı bırakmadık çünkü mevzuat hiyerarşisi içerisinde, hukuk normları içerisinde en üstte olan kanundur. Bu düzenlemeye geçici işçilerin artık bir sorunu kalmamıştır.”

“Sendikal örgütlenmenin önünü açacak bir dizi uygulama hazırladık. Bunların içerisinde kapsamlı bir yasa çalışması da var”

Türkiye’de sendikal hareketin gelişmesinin demokrasiye katkı yapacağını belirten Bakan Bilgin şöyle devam etti:

“Bir ülke sendikalaşma oranı ne kadar artarsa demokrasi o kadar kuvvetlenir. Sendikaları olmayan, emekçilerinin örgütlenemediği ülkelerde demokrasi zayıf kalır. Çünkü işçiler teker teker bireysel olarak değil kolektif olarak bir araya geldikleri zaman siyaset üzerinde bir baskı gücü oluştururlar. Böyle demokrasi daha katılımcı hale gelir. Bu bakımdan biz sendikal örgütlenmenin önünü açacak bir dizi uygulama hazırladık. Bunların içerisinde kapsamlı bir yasa çalışması da var. Bu çalışma da Meclise intikali ile hayata geçecek. Şu anda gerçekleştirdiğimiz bir takım mevzuatla ilgili düzenlemeler var. Bizim imzamızla çıkabilecek düzenlemeler var. Onlar da şu anda yürürlüğe girecek durumda ve uygulanacak hale gelindi. Tabii bunun dışında bir de politikalar var. Yani işçilerimizin sendikalaşmasını teşvik edecek, sendikalaşma oranını artıracak düzenlemeler var. Bunlardan biri de geçtiğimiz günlerde TİSK, TÜRK-İŞ ve HAK-İŞ ile birlikte yaptığımız bir toplantıyı da kamuoyuyla paylaşmıştık. Uygulamanın adı ‘Beyaz Bayrak Uygulaması’. İşveren emekçilerin örgütlenmesine saygı duyuyorsa düzgün iş yapıyor demektir, örgütlü işeli demektir. Biz bunu beyaz bayrakla sembolik olarak işaretleyip tıpkı denizlerdeki ‘Mavi Bayrak’ uygulaması gibi o işyerlerinin ayrıcalıklı işyerleri olduğunu belirterek onları tasvip ettik. Bu sadece bir beyaz verilmesi ile sınırlı bir uygulama değil, o işverenlere dönük birçok katkı yapacak adımı da kapsamaktadır. Bu adımlarından birisi de onların ihracat finansal gibi konularda destek vermeye ve ayrıca teşvik olarak da doğrudan doğruya Sosyal Güvenlik Destek Primi üzerinden de onları destekleyecek bir adım attık. Bu bizim işverenlerimizin emeğe ve emekçiye, onların örgütlenme hakkına saygı gösterdikleri zaman yapacağımız bir uygulamadır.”

Bakan Bilgin Türkiye emekçilerinin alın yeriyle büyüdüğünü ve büyümeye devam edeceğini, bu büyümeyi kimsenin durduramayacağı sözlerine ekledi. HAK-İŞ’in 15′,nci Olağan Genel Kurulu Toplantısına Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin, siyasi parti temsilcileri, yerli ve yabancı konuklar, delegeler ve çok sayıda davetlinin katılım sağladı.