Aytun Çıray, İyi Parti’den istifa etti

Türkiye siyasetinde yeni dönem başlıyor.

Seçim sürecinden ağır yenilgiyle çıkan muhalefette çalkantı sürüyor.

CHP’de değişim sesleri yükselirken İyi Parti’de seçimden önce başlayan ayrılıklara yenileri ekleniyor.

Seçim öncesi milletvekilliği adaylığı sürecinde parti ile ters düşen eski İzmir Milletvekili Aytun Çıray, adaylıktan çekilmişti.

“İyi Parti’den istifa ediyorum”

Partiye yönelik eleştirilerini seçim sürecinden sonra yapacağını belirten Çıray, bugün partiden istifa etti.

Çıray istifasını, “Kamuoyu bildiği için burada tekrarlamaya gerek görmediğim daha pek çok başka nedenden dolayı bugün itibarı ile kurucu Genel Sekreteri olarak yola çıktığım ve birçok görevde bulunduğum İyi Parti’den istifa ediyorum.” ifadeleriyle duyurdu.

“Sinsi tasfiye operasyonu”

Çıray’ın istifa mektubu şu şekilde:

“Bana göre, ülkemizi uçurumun kenarına getiren şey lâiklik karşıtı hareketler, TSK’ya yapılan yargı darbesi ve 15 Temmuz 2016 FETÖ damgalı kanlı ihanet girişimiyle başlayan süreçti.

Türkiye’nin içine sürüklendiği girdapla birlikte sıkışan siyasetin bana göre demokratik açıdan çözümü, merkezde, Atatürk ilkelerine ve kurucu milli değerlere bağlı, bu ilkeler ışığında kuşatılmaya çalışılan CHP ile birlikte cumhuriyet için mücadele edebilecek özgürlükçü bir parti kurmaktı.

Tam bu esnada derinden derine işlediği anlaşılan sinsi bir anlayış ile 20 Eylül 2020 İyi Parti Kurultay’ında söz konusu hedefe ilk darbe vuruldu. Başta bana ve Sayın Ümit Özdağ’a olmak üzere İyi Parti’de bir tasfiye operasyonu başlatıldı.

Bu kriz Sayın Özdağ’ın ayrılıp parti kurması ile sonuçlandı ki, yarattığı etkiyi 14-28 Mayıs cumhurbaşkanlığı seçimlerinde yaşadık.

‘Başıma tabanca dayasalar dahi kalkmam’ denilen Millet İttifakı masasından kalkılmasıyla birlikte, Türk toplumunda ortaya çıkan şok dalgası, sonunda İyi Parti Genel Başkanı’na karşı bir öfke seline ve onunla arasında derin bir güven bunalımına dönüştü.

Ortaya çıkan bu bunalım ne yazık ki sadece İyi Parti’ye değil cumhurbaşkanlığı seçim sürecine, dolayısı ile demokrasimizin ve gençlerimizin geleceğine zarar verdi.”