Ya zorbalık yapan bizim çocuğumuzsa

Gizem: Önceki haftaki yazımızda ‘Çocuklara özür dilemek nasıl öğretilir’ diye konuşmuştuk. Bu haftaysa arkadaşlarına bile isteye zarar veren, yani zorbalık yapan çocukları konuşalım. Hatta onlardan daha çok ailelerinden bahsedelim.

Melis: Edelim tabii, bir olay mı yaşandı?

Gizem: Lorin’le ilgili değil ama abimin oğlu akran zorbalığına maruz kalıyor. Sitelerindeki bir çocuk hem fiziksel olarak şiddet gösteriyor hem de küsüp diğer arkadaşlarının da yeğenimle konuşmasını engelliyor. Çocuğun dışlanmasına neden oluyor resmen. Bizimki de tabii çok üzgün. Yalnız ve istenmeyen bir çocuk olarak hissediyor kendini.

Melis: Abinler nasıl yaklaşıyor duruma?

Gizem: Önce ‘Çocuktur, oynarken birbirlerine vurmuşlardır, olur’ dediler. Sonra küsmeler başladı ama ebeveyn olarak çocukların ilişkisine müdahale etmek istemediler. ‘Çocuklar küser de barışır da’ diye düşündüler. En son yeğenim hayalarına tekme yiyince işler değişti tabii. İşin kötüsü, karşı ailenin umurunda değil. Bir özür dilemeyi geçtim, böyle bir olay oldu diye haber bile vermiyor babası, ki yeğenim bu olayda ciddi hasar aldı.

Melis: Bu tip durumlarda iki ailenin duruma yaklaşımı, problemi çözebilmesi çok önemli. Mehmet arkadaşına istemeden zarar verdiğinde ben annesini defalarca arayıp, özürler dileyip durumu telafi etmek için bir şeyler yapmaya çalışmıştım.

Böyle de olmalı.

Gizem: Haklısın ama akran zorbalığı yapan çocukların evde zorbalık yaşadığına inanıyorum. Kendimce bunun sebeplerini düşündüm. Lorin’in ileride böyle bir şey yapmasını asla istemem. Sonra sevgiyle, şefkatle büyüyen bir çocuğun sistematik olarak zorbalık yapması pek mümkün gelmedi bana.

Melis: Evet, mesele yine ailelerde başlıyor ve bitiyor. Çocuklar bizim yansımamız… Zorbalığın farklı çeşitleri var. Fiziksel,

sosyal, sözel, cinsel ve hatta artık siber.

Gizem: Siber mi?

Melis: Evet, teknolojik aletleri kullanarak zarar verici davranışlarda bulunabiliyorlar. Sosyal paylaşım sitelerinden dedikodu yayıp kişiye özel bilgileri payla-

şabiliyorlar.

Gizem: Her iki aile için de zor bir durum aslında, biliyor musun? Ebeveynler çocuğunun arkadaşını dövdüğünü, dışladığını, yok saydığını, ona bilerek zarar vermeye çalıştığını kabul etmek istemiyor. Oysa akran zorbalığına uğrayan çocuklar fiziksel şiddetin yanı sıra psikolojik olarak çok fazla etkileniyor. Kendi dünyalarında kurdukları kaleler yıkılabiliyor, sonra gelsin travmalar…

Melis: Haklısın… Benim ailelere tavsiyem; çocuğun zorbalığa uğradığını ya da zorba davranışlar sergilediğini düşünüyorlarsa muhakkak okulla iletişime geçmeleri ve bu süreci işbirliği içerisinde yürütmeleri… Zorbalığın toplumsal bir sorun olduğunu unutmasınlar.

Gizem: Ben de BÜMED MEÇ Okulları psikolojik danışmanı ve rehber öğretmeni Betül Aşık’a danıştım bu konuyu. Özellikle “Eğer zorbalık yapan benim çocuğumsa ne yapmalıyım” diye sordum. Öğrendiklerimi aynen paylaşıyorum. Her ailenin dikkate alması ve uygulaması gereken çok önemli bilgiler…

“Zorbalık genellikle ifade edilemeyen öfkenin dışavurumudur. Anne-baba olarak çocuğunuzun duygularını ifade edebilmesine imkan sunun. Bunun için duygular üzerine kitaplar okuyabilir ve kendi duygularınızla ilgili konuşarak çocuğunuza rol model olabilirsiniz.”

“Çocuğunuzun, zorbalık yaptığı arkadaşının nasıl hissettiğini anlamasına, empati kurmasına yardımcı olun. Arkadaşının hem duygusal hem de fiziksel olarak bundan nasıl etkilenebileceği üzerine açık açık konuşabilir, ardından bu arkadaşı için bir özür kartı hazırlamasına destek verebilirsiniz.”

Zorbalık yapan çocukların genellikle problem çözme becerilerinin düşük olduğu görülüyor. Çocuğunuzun bir anlaşmazlık yaşadığında nasıl çözüm bulacağına yol göstermek adına evde örnek bir durum oluşturup canlandırma yapabilirsiniz. Tüm bunlarla birlikte yetersiz hissettiğiniz noktada bir uzman desteği almak önemlidir.

Hürriyet – Magazin Haberleri /beğendim/alkışladım/beğenmedim/güldüm/üzüldüm/sinirlendim/şaşırdım