En iyi kahveyi evde demleyin

(Cenk GİRGİNOL) Kimimiz espresso, caffe latte veya filtre kahveden, kimimiz Türk kahvesinden aldığı yudumla daha mutlu olur. Dolayısıyla kahveyi demlemeye geçmeden önce, hangi çeşidini sevdiğimizi tespit etmekte fayda var. Tüm kahveler için dikkat etmemiz gereken, taze kavrulmuş olması. Yeni kavrulmuş kahvede aroma en üst düzeydedir, bu da kahvenin karakteristik özelliklerini her yönüyle tadabilmemizi sağlar. Tabii doğru şekilde kavrulmuş olması da aynı oranda önem taşıyor.

Popülerliği arttıkça artan kahve, aslında bizim kültürel mirasımızın asırlık, önemli bir parçası. Birçok zincir mağazada, yeni nesil kahvecide içtiklerimizi evde de aynı lezzetle, hatta damak tadımıza uyan özel detaylar ekleyerek rahatlıkla hazırlayabiliriz.

Eve alacağımız basit kahve değirmeni güzel bir başlangıç. Kahveyi çekirdek olarak alıp gerektiği kadarını taze öğüterek kullanınca lezzet yapısını fincana bütünüyle taşımayı başarabiliriz. Bunun için en fazla bir haftada tüketeceğimiz kadar kahveyi çekirdek olarak almak birinci adım. Evde mutlaka kendi paketinde ağzı kapalı şekilde, hava almaz bir kabın içinde ve oda sıcaklığında saklamak gerekiyor. Buzdolabına veya güneş ışığının doğrudan geldiği yerlere koymamak lazım.

Evde farklı teknikler denemeye en açık tatlardan biri filtre kahve. Demlemek için önerim ‘V60 dripper’ ve ‘chemex’ gibi kolaylıkla kullanabileceğiniz basit aparatlar. İkisi de ekonomik olarak kolay ulaşılabilir olduğu gibi, kahveden alınacak tat bütünlüğü bakımından çok başarılı sonuçlar veriyor. ‘Pour over’ (kahvenin üzerine yavaşça su dökme) denilen bu iki yöntemde de suyun akış hızını ağzı sivri bir kettle’la kontrol etmeniz gerek. Suyu dairesel hareketle kahvenin üzerine döküp kolaylıkla demleyebiliyorsunuz. Önemli olan, suyu ne az ne de çok, doğru bir akış hızında dökmek. Yöresel kahveler bu yöntemlerde çok başarılı sonuçlar veriyor. Kolombiya, Kosta Rika, Guatemala ve  Etiyopya tavsiye edeceğim, birçok damak tipine uygun kahve çeşitleri. Filtre kahve makineleri ve French press gibi daha bilinen metotlarla da iyi kahve demlenir. Genelde üşenilir ama standardı belirlenen gramaj rakamlarına dikkat etmek aslında işi çok kolaylaştırır. Gayet basit, ortalama 20 gram kahveye 340 ml su kullanmanız yeterli. Zevkinize göre daha sert veya daha yumuşak kahve yapmak için zamanla oranı değiştirebilirsiniz. Espresso içinse 7 gram kahve, doğru presleme ve 30 ml su baz alınır. Kapsül kahvelerin de sonuçları gayet iyidir.

SÜTLÜ KAHVE SEVİYORSANIZ…

Peki, demlediğimiz kahveyi nasıl çeşitlendirebiliriz? Benim en sevdiğim sıcak kahvelerden biri Cafe Con Miel. Hazırlaması da son derece kolay. 50 ml kadar sütü, sıcaklığı 70 dereceyi geçmeyecek şekilde ısıtın. Isınan sütün içine 30 ml bal ilave edip iyice karıştırın. Taze demlenmiş 100 ml filtre kahveyi yavaş bir şekilde sütün içine dökün. Kahveyi yumuşatma anlamında sütlü içecek sevenleri fazlasıyla mutlu edecek bir reçete bu….

Türk kahvesi konusunda bir farklılık arayanlar Mardin civarının geleneksel Süryani kahvesini deneyebilir. Kahveyi öğüttükten sonra dövdüğünüz ya da yine toz kıvamda öğüttüğünüz bir tutam kakuleyi içine karıştırıp cezveye alın, suyunu ekleyip pişirin. Kakulenin muhteşem aromasıyla ortaya hem farklı hem Türk kahvesinin damaktaki etkisini arttıran bir sonuç çıkıyor. Türk kahvesi tadını baskın bulanlar kadar tiryakileri için de kolay bir alternatif.

BİR İTALYAN KLASİĞİ

İtalya’nın meşhur kahveli karışımı affogato serinlik arayanlar için ideal. Sıcak günlerde özellikle yemek sonrası tavsiyemdir. Bunun için bir espresso makinesine ihtiyacınız var. Makineden çektiğiniz duble shot espresso’yu servis sütlüğüne alın. Bir bardağın içine üç top vanilyalı dondurma koyun ve hazırladığınız espresso’yu dondurmanın üzerine yavaşça gezdirin, bu kadar kolay. İsteyen üzerine kremşanti de ilave edebilir, tercih sizin.

1 Ekim Dünya Kahve Günü vesileniz olsun, kendinize farklı çeşitte kahveler hazırlamayı deneyin.

Hürriyet – Magazin Haberleri /beğendim/alkışladım/beğenmedim/güldüm/üzüldüm/sinirlendim/şaşırdım