Beni evli biriyle nasıl yakıştırırlar!

◊ Önce bayram… Ne hissediyorsun bayram sabahları? Eksikliğini yaşadığın bir şey var mı?

– Benim için bayram aile büyüklerimle, sevdiklerimle aynı masada olmak demek. Arnavut bir aileden geliyorum. Baklavalar, börekler, büryanlar, Arnavut yemekleri yapılırdı. Herkes olurdu o masada. 2-3 gün anneanne evinde kalırdık, bana çok iyi gelirdi. Şimdi baktığımda ne anneannem kalmış, ne dedem, ne dayım ne de babam… Onların yokluğu beni çok üzüyor. Büyüdükçe büyüklerimi kaybetmeye başladım. Dolayısıyla bayramlar hep eksik.

◊ En büyük “keşke”lerinin başında ne geliyor?

– İşte bu… Keşke biraz daha vakit ayırabilseydim sevdiklerime, aileme… Eskiden yılbaşında, bayramda konsere gitmek keyif verirdi. Aileden ayrı geçirdiğim vakit olarak görürdüm. Şimdi aklıma gelince, keşke onlarla biraz daha vakit geçirseymişim diyorum.

‘AŞKIN OLAYIM’ İÇİN PARA VERSEM BU ETKİYİ YARATAMAZDIM

◊ “Aşkın Olayım” fırtınasını bana açıkla lütfen. Nasıl oldu da 5 yıl önce çıkan şarkı şimdi dillere pelesenk oldu?

– Beşiktaş stadında çalındı ilk. Sonra Fenerbahçe, son olarak da Galatasaray çaldı. Icardi gol attığında başladı çalmaya. Ama ilk patladığı yer TikTok’tur. Ardından YouTube’da trendlere girdi. Biz de şaşırdık.

◊ Peki sen bir şey yaptın mı, doğru söyle!

– Hayır. Para versem bunu yaptıramazdım inan. Gücüm yetmezdi. Evrenin hediyesi bana. Hep diyordum ki, bu şarkı görmesi gereken ilgiyi göremedi. Demek ki zaman geçse bile iyi iş bir şekilde hakkını buluyor.

 Sana bakarak söylemek de varmış Ozan!  

◊ Geçen hafta Jolly Joker’de “Sevmek Yüzünden” şarkısını söyleyecekken “Vay be kaderde sana bakarak söylemek de varmış” dedin. Ben de sağa sola baktım kime diyor diye. Sonra fark ettim işin aslını…

– (Gülüyor) Evet, sen oradaydın değil mi? Eski erkek arkadaşım Ozan Bayraşa beni izlemeye gelmişti. “Sevmek Yüzünden” beni en çok etkileyen şarkılardan biri. 5 yıl bekledi o şarkı. Günlerden bir gün Sezen Aksu aradı, “Sözleri yazdım gel” dedi, dinletti. “Tepki vermeyecek misin, takla at, bir şey yap” dedi. Döndüm takla attım! (Gülüyor)

Güzel bir olgunlukta Simge. Mesela “Sevmek Yüzünden” şarkısını geçtiğimiz günlerde eski sevgilisi Ozan Bayraşa’nın gözlerine bakarak okudu. Hatta şarkıyı anons ederken “Vay be senin gözlerine bakarak okumak da varmış kaderde!” sözleri çıktı ağzından…

◊ Geçmişte ilişki yaşadığın biriyle ayrıldıktan sonra çalışabilmek, “Bunu sana söylüyorum” diyerek gözlerine bakıp şarkılar söylemek… Nasıl mümkün olabiliyor bunlar?

– Aştık… Artık üzerinden o kadar yıl geçti ki. Çok kıymetli bir ilişkiydi. Beraber birbirimizi yükselttik. Beni kimse tanımıyordu ilk çalışmaya başladığımızda. Eskişehir’de sahneye çıkan bir şarkıcıydım. Ozan’la çalışmaya başlayınca müzik algım farklılaştı, değişti. Bir gün aradım dedim ki; “Müziğe ihanet edemeyiz. İkimiz birbirimize çok şey borçluyuz.” Şu an en iyi arkadaşım Ozan.

◊ Vefalı biri misin?

– Vefalıyım. Ne kadar kızsam da insanlara, hep doğruyu söylerim onlara. Yoğun ilişkilerden çıkarken insanlar karşı tarafı yorabiliyor ya da yoruluyorlar. Ben de o zamanlar bu kadar olgun değildim. Şimdiki Simge çok daha kıymet bilen biri. Zamanında kendisine faydası dokunan insanların faydasını bilen bir Simge…

◊ Sen duygularını çok yoğun yaşıyorsun…

– Çok. Burcumla alakası var. Aslan burcuyum. Hassasım, kırılganım. Her şeyden etkileniyorum.

Genç kızlara mesajım var

“Biz güçlü olduğumuz sürece bütün erkekler peşimizde dolaşır. Ben bunu görüyorum. Güçlü kadınlar erkekleri korkutuyor belki ama bundan korkmayın. Kendi ayaklarınızın üzerinde durun. ‘Zengin biriyle evleneyim, çocuk yapayım, kendime baktırayım’ düşüncesinde olanlar var. Ama dimdik durup, her şeyi ben yapacağım diye düşünen kadınlar da var. Güçlü olmak çok keyifli bir şey. Ben bunu yaşıyorum. O yüzden abuk sabuk ilişkilerim yok.”

Biz acıya dayanıklı bir ülkeyiz

6 Şubat’ta büyük felaket yaşadık. Nasıl hissettin?

– Çok büyük üzüntü, çaresizlik… İnsanların bir gecede hayatını kaybetmesi, bunun İstanbul’da da olabileceği ihtimalinin konuşulması… Günlerce uyumadım. Hem orayı gördüm, hem bir gün başımıza gelebilme ihtimali bitirdi beni. Bu acılı dönemleri hep beraber atlatıyoruz. Biz acıya dayanıklı bir ülkeyiz.

İstanbul’dan gitmeyi düşündün mü gerçekten?

– Evet, hemen sana yazdım zaten “Ben Çeşme’ye taşınacağım” diye. O korkuyla yer değiştirsem mi diye düşündüm ama burayı bırakıp bir yere gidemedim. Gidemem. Bu gerçekle yaşamamız lazım.

Icardi mesaj bile atmadı bana

Galatasaraylı Mertens’in Hadise’den şarkı istediği iddiası var. “Bak Simge Icardi’ye şarkı yaptı, sen de bana yap” demiş. Nereden çıktı bu futbol ile Simge ilişkisi?

– Ya ben Icardi’ye şarkı mı yaptım? O şarkıyı yazan ben bile değilim. (Gülüyor) Ben şarkıcıyım. Müziğim her yerde çalabilir, herkes paylaşabilir. Ben Beşiktaşlıyım ama şarkım en çok Galatasaray stadyumunda Icardi ile patladı. Önünü kimse kesemedi şarkının. Bir sabah uyandım, Icardi diye bir insan tanıdım. Bilmiyordum ki…

Peki Icardi ile diyaloğun ne zaman başladı?

– Aradan biraz zaman geçti, Icardi sosyal medyada beni takibe aldı ve şarkımı paylaştı. Ben de başarılı bir sporcu diye karşılık olarak takip ettim, teşekkür ettim. Olay bundan ibaret. Mesaj bile atmadı bana. Hiç diyaloğum olmadı, hiçbir şey yazmadı. Sadece şarkımı paylaştı.

Ama dedikodular aldı başını gitti…

– İnsanlar öyle garip bir şey yaşadılar ki. Adam evli! Ben en çok insanların beni evli biriyle yakıştırmalarına şaşırdım. “Yenge” diyorlar bana, nasıl olabiliyor bu? İki çocuğu olan evli bir erkekle beni nasıl yan yana getirirler? Benim öyle bir durumla asla işim olmaz. İnsanların bunu böyle görüyor olmaları da ilginç. Geçenlerde konserimde biri geldi, forma imzalatmak istedi, ben de kartal hareketi yaptım. Ya ben şarkıcıyım, neden forma imzalıyorum?

Albüm yapmayacağım

◊ Gelelim albüm işlerine… Bir ara albüm yapma planların vardı…

– Bunu açıklama vakti geldi. Vazgeçtim albümden. En az 8 ayımı alacak, çok büyük para harcayacağım, emek sarf edeceğim ve bir sabah uyandığımda ülkede bir şey olacak, güme gidecek albüm diye korkuyorum. O yüzden tek tek gitme kararı aldım. 8-10 şarkılık bir albümden vazgeçtim. Sık aralıklarla dinleyenlerime şarkı vereceğim ama.

Hayırlı bir baba adayı olursa o zaman çocuk isterim

◊ Aile ilişkilerin nasıl?

– Annemle aram çok iyi. Babamla da çok iyiydi. Anne-çocuk gibi değil, arkadaş gibi büyüttüler beni. Babam biraz daha koruyucuydu. Hep başımıza bir iş gelecek diye endişe ederdi. Benim çocuğum yok ama anne baba olmak biraz bu demek.

◊ Var mı çocuk hayalin?

– Şu anlık yok. Ama hayat ne getirir bilmiyorum. Hazır değilim. Ne zaman olacaksam! Hayırlı bir baba adayı olursa o zaman isterim. Şu an öyle bir durumu bana hissettirecek biri yok.

EVLENDİKTEN SONRA DA AYRI EVLERDE YAŞANMALI

◊ Peki hiç çocuk yapmak istediğin biri oldu mu?

– Yok. Olmadı. Çocuk yapayım diyen bir kadın olmadım hiç. Yalnızlığına âşık biriyim.

◊ Yalnızlık sevilir mi yahu!

– Seviyorum. Bazen de sıkılıyorum. İlişkinin de serbest ve özgür olanını seviyorum. İç içe aynı evde yaşamak benlik değil.

◊ Nasıl yani…

– Herkesin evi olsun. Evlendikten sonra da ayrı evlerde yaşansın. Alanımın olması lazım. Karşımdaki insana ve kendime güvendiğim için böyle bir profil çiziyorum kafamda. O özgürlük alanı olduğunda karşı tarafın “Elimden kaçırır mıyım” korkusu oluyor, evet ama yanında olunca da sıkılıyorsun. Her gün her gün ne o öyle! Benlik değil.

EN YAKIN ARKADAŞIMLA ALDATILDIM

◊ Geçenlerde bir açıklamanı okudum. “Zamanında harcandım ve harcadım” dedin. Ne demek bu?

– Benim aldatma hikâyem olmadı, sevmem. Bir ilişkiyi bitirmek bile belki birini harcamak demek. Başımı yastığa ne kadar rahat koyduğuma bakarım ben.

◊ Aldatıldın o zaman?

– Ben aldatıldım. En yakın kız arkadaşım bir gün aradı ve dedi ki, “Biz âşık olduk”. Ben de mutluluklar diledim, kapattım telefonu.

◊ Murat Dalkılıç’ın aldatmayla ilgili açıklamasını duydun mu? “Adam aldattıktan sonra gidip söylerse bu aldatmak sayılmaz, dürüstlüktür” dedi.

– Allah Allah! Ne sayılırmış bu? Fikrine saygı duyarım ama doğru değil. Tamam, bana da söylendi ama benim üzüntümü, sıkıntımı geçiştirmedi bu. Ne yani taç mı takalım başına söyledi diye? O zaman her suçu gidip söyleyince sıfırlansın. Sonu yok bu işin.

Aşk beni bulursa havalimanında bulur

◊ Benim tanıdığım, bildiğim Simge’nin şu an aşka ayıracak vakti yok. Haksız mıyım?

– Hiç zamanım yok. Beni aşk bulursa havalimanında bulur ancak. (Gülüyor) (Asistanı Alper Sertman söze giriyor: “Lütfen susun şimdi havalimanına gelecekler!”)

◊ Kadının kadına yaptığı bir zulüm var bence. Mesela kıyafet mevzusu. Neden seni en çok kadınlar eleştiriyor?

– Olaya şöyle bakıyorum, ben yapıyorum o yapamıyor, ben giyiyorum o giyemiyor, ben sahnedeyim o sahnede olamıyor. Yapamadıklarını yapan insanlara kıskançlık duyuyorlar. Ve başlıyorlar eleştirmeye. En çok biz kadınlar birbirimizin ayağından çekiyoruz. Çok çirkin geliyor bana. Bunun eğitimle ve aile terbiyesiyle ilgili olduğunu düşünüyorum.

◊ Gülşen’le kıyaslanmak seni rahatsız ediyor mu?

– Etmiyor, tam aksine…

◊ Gülşen’den feyz alıp mı sahne kıyafetlerini değiştirmedin mi?

– Yok. Hiçbirimiz dünyayı yeniden keşfetmedik. Her gün moda sayfalarına bakıyoruz, çalıştığımız isimler var. Kıyafetleri getiriyorlar, ben seçiyorum. Birini örnek almak gibi bir durumum yok. Kendi ekibine inanan biriyim.

◊ “Gülşen yaptı, diğerleri peşinden gitti” algısı var…

– Ben ilk çıktığımdan beri kıyafetlerime, sahneme özen gösteriyorum. Her konserime iki kostümle çıkarım. Birine bakmak, birinden feyz almak gibi bir durumum yok. Ama olsa bile beni rahatsız etmez. Birbirimizden beslenmek kötü bir şey mi? Magazin sayfaları karşılaştırma yapıyor, çünkü dikkat çekmek istiyorlar. Eğlenceli geliyor ama bana bunlar.

Yıllar önceki başarısız Simge’nin hayallerini yaşıyorum

◊ Yoğun tempoya isyan ediyor musun bazen?

– Pandemi bana işe güce isyan etmemeyi öğretti. Aşırı söylenirdim eskiden. Kendime “tembel” derdim, meğer çalışkanmışım. Çalışınca daha rahat uyuyorum. Kimseden yardım almadan, kimseden maddi beklentiye girmeden. İçtiğim sudan giydiğim ayakkabıya kadar her şeyimi kendim aldım. Yıllar önceki başarısız Simge’nin dönemine baktım. Oradaki Simge’nin hayallerini bugün yaşadığım için kıymetini çok daha iyi biliyorum bu günlerimin.

◊ Neden “başarısız” dedin?

– İstediğim gibi gitmeyen bir dönem olmuştu. “Sen bugünleri çok istedin Simge, bak istediğin yerdesin, bunu bozma” diyorum.

BASAMAKLARI ADIM ADIM ÇIKTIM, SİNDİRDİM

◊ Geç olduğunu düşünüyor musun bazı şeylerin?

– Ben uzun bir yolculuk olduğuna inanıyorum. Doğru zaman buymuş. Hikâyem konservatuvarla başladı, sonra vokalistlik, sonra solo albüm, şimdi bu günler. Kendimi çok şanslı hissediyorum. 15 sene önceye geri dönüyorum, mesela bir gecede patlayıp üzerine koyamasaydım, silinseydim daha mı iyi olacaktı diye soruyorum kendime. Ve bu daha ürkütücü geliyor. Basamakları adım adım çıktım. Sindirdim. Tüm riskleri göze almamı sağladı bu. Ben hep risk aldım, panik atak geçirdim. Risk aldım, fenalık geçirdim ama günün sonunda risk aldığım, konfor alanımdan çıktığım için kazanan oldum.

◊ Ortalık bir günde patlamak isteyenlerle dolu…

– O çok tehlikeli. Bir gecede patlayanlara bakıyorum, çoğu yok şu an. Neden yoklar? Çünkü şansa, o dönemin, o günün hayrına patladılar ama kaliteli müzik yapmak, iyi şarkı söylemek, bu işe hâkim olmak çok başka bir şey. Bir gecede ünlü olmayı herkes ister, ben de 10 sene önce istiyordum. Baktım ki doğru yol değil. Kazançlı da değil. Kısa süren mutluluk o.

◊ Ara ara dinlenme oranları tartışılıyor. Bir bakıyoruz şarkı çıktıktan 1 gün sonra milyon dinlenmiş. Nasıl oluyor bu işler?

– Paraları var demek ki, alıyorlar. (Gülüyor) Bazı şarkılar gerçekten patlıyor. Sahte ‘tık’larla elde edilmiş başarıyla kafamı yastığa rahat koymak benim için söz konusu olamaz. Hiçbir zaman bu yola başvurmadım. Çıkardım ve bekledim hep. Ne oluyor diye bekledim. İyi gitmeyen işlerim oldu. Ama panik olmadım. Başarılı olmak kadar başarısızlık da var bu işin içinde. Sen umudunu kaybetme, işine odaklan, dış dünyayla ilgin olmadan işini yap. Başarı yüzde 100 geliyor.

Saygısızlar

◊ Sahnelere atılan telefon, çakmak, su şişelerinden sen de nasibini almıştın…

– Cep telefonu, su falan atıldı bana. Saygısızlar… İnsanları eğlendirmeye gidiyoruz, insanların bize ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Ruha hitap eden insanlarız. Biz acaba o gün iyi miyiz sahneye çıktığımızda? Hiç düşünmüyorlar. Sahneye çıkamayacak hallerde çıktım, işimi yaptım. Babam öldüğü gece sahneye çıktım ben. Sahneye bir şey fırlatan insanın çok büyük bir saygısızlık yaptığını düşünüyorum, nedenini de algılayamıyorum.